Matematiksel Dört İşlem

zeka iksiri

image
YENİ MATEMATİK ÖĞRENME ARACI

kozalak NEDİR?

Matematiksel Dört İşlem Zekâ İksiri, çocuklarınızla birlikte her zaman oynayabileceğiniz çok zevkli matematiksel 4 işlem oyundur. 4 adet parçadan oluşan Matematiksel Dört İşlem Zekâ İksiri, 32 farklı kozalak yaprağından oluşmaktadır.

Kutu içerisinde kullanımınıza sunulan ürünün, size fikir vermek adına bir de kullanma kılavuz kitapçığı vardır. Bırakın çocuklarınızı, zekâ iksiri oyunda özgürce eğlensin, eğlenirken öğrensin, hayal gücündeki açılmamış pencerelerini açsın. Türk Milli Eğitim müfredat modeli ile uyumlu olan bu matematiksel Dört İşlem Zekâ İksiri oyunu, sizi ve çocuklarınızı çok mutlu edecek. Oyun için onlarla sıraya gireceksiniz! Matematiksel Dört İşlem Zekâ İksiri oyun ile hem kişisel gelişimlerine katkı sağlayıp, hem de beyinlerini geliştirip kişisel gelişmelerini artırsınlar.

Sıkıldınız mı? Hemen yeniden dört işlem zekâ iksiri oyunu oynamaya başlayın! Problem çözme ve el becerilerini arttıran dört işlem zekâ iksir sayesinde çocuklarınız eğlenerek kendilerini geliştirmiş olacaklar. Matematiksel Dört İşlem Zeka İksiri, ailece çocuklarınızla beraber kaliteli zaman geçirmenize olanak sağlar.

Siz de bu aleti okullarda öğrenciler için ya da evde çocuğunuz için sipariş etmek istiyorsanız 0 532 254 35 88 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.


Kullanım
Okulda

İkinci sınıftan itibaren

Evde

Oyun esnasında

Arkadaş ortamında

Keyifli oyun saati


Faydaları
Geliştirir

Sayısal beceti artar

Sosyalleştirir

Eğlenceli bir oyun sağlar

Becerikli yapar

El becerisi artar


Özellikleri
Yaratıcı
Eğlenceli
Sıradışı
Faydalı

2000

SATIŞ

1980

MUTLU ÇOCUK

120

OKUL

4

YIL

NASIL SİPARİŞ VEREBİLİRİM?

Web Sitesinden

Sipariş formunu doldurarak kaç adet istediğinizi bize bildirin.

Telefonla

Siparişinizi 0 532 254 35 88 nolu telefona mesaj veya sesli arama ile bırakın.

Ödeme

Size verilen banka hesabına veya kargodan teslim alırken ödeme yapılacaktır.

KOZALAK HAKKINDA YAZILAR

MATEMATİKSEL DERS ARACI KOZALAK NEDİR?

7-77 yaş arası herkesin matematiksel 4 işlemi oyun oynayıp eğlenerek öğrenmelerini sağlar ve öğrenmeyi eğlenceli hâle getirir. Çünkü biliyorsunuz ki oyun, öğrenmenin en güzel yoludur. Amaç: İnsanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmek ve mantıklı düşünme yolunu öğretmek.
Bu alet ile herkes, 4 işlemle ilgili problemleri kendinden emin bir şekilde birbirleriyle paylaşarak, konuşarak çözmeyi öğrenmektedir.
Kozalak üzerindeki ipi eliyle kullanarak matematik işlemi yapılırken, beyin farklı çalışmaya zorlandığı için bu da kişinin el-göz koordinasyonu sağlanırken, psikomotor otokontrolünü artırmaktadır.
Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinin pratik olarak zihinden yapılmasını, bağımsız düşünülmesini ve Kozalak üzerinde gösterilmesini sağlar.
Oyun oynayıp eğlenerek daha kalıcı öğrenme sağlayan bu oyun aracı ile oynayan öğrenci, beyninin hem sol hem de sağ lobunu çalıştırmakta, onun için bu alet, analitik algıyı, stratejik düşünmeyi, problem çözme yeteneğini, sezgisel ve yaratıcı düşünme becerisini geliştirmektedir.
Oyun aracı üzerinde işlem yapan öğrenci, ip ile yaptığı işlemlerin bitiminde aracın arka kısmındaki cevap anahtarında, ip ile örtüşmenin sağlandığını görüp yaptığı işlemlerin doğru olduğu kanaatine varınca başarmanın hazzını yaşamaktadır.
Siz de bu aleti okullarda öğrenciler için ya da evde çocuğunuz için sipariş etmek istiyorsanız 0 532 254 35 88 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

KOZALAK NASIL DOĞDU?

Kozalak'ın doğuş hikayesi bir çocuğun dört işlem ile olan sıkıntısını gidermek ve okul hayatına katkı sağlamakla başladı.

Kozalak Çocuk
PISA (Uluslar arası Öğrenci Değerlendirme Programı) yarışmalarında OECD ülkeleri arasında yapılan 15 yaş grubu çocukların okuduğunu anlama, dört işlem yapabilme ve bilimsel düşünme yarışması yapılmaktadır. Ülkemizden katılan çocuklar matematik dalında 36 ülke içinde sondan ikinci olmuşlardır. Bu olay bir matematik öğretmeni olarak beni rahatsız etti.

Arkadaşım Erdin’in oğlu Aykut’un matematik dersinden kırığı olduğunu öğrendim. PISA yarışmalarındaki başarısızlığımızın ve Aykut’un başarısız durumunun çözüme kavuşturulması ve çocuklarımızın eğlenerek dört işlemi öğrenmeleri için Kozalak’ı yapmaya karar verdim.

Kozalak ile dört işlemi Aykut daha severek yaptığını gözlemledim. Kozalak’ın tüm çocuklara ulaşması için girişimde bulundum ve bu ürünün patentini alıp seri üretime geçtim.

Aykut, Kozalak sayesinde sadece dört işlemi kolayca yapmayı öğrenmedi, bunun yanında el becerisini geliştirdi, odaklanması arttı ve dersi daha iyi ve daha uzun sürelerde dinleyerek öğrenme yetisi daha da gelişti.

Tüm dileğim çocuklarımızın evrensel bir dil olan matematiği öğrenip dünya çocuklarıyla aynı dili konuşmasını, ayrıca bilişsel ve duyusal yetilerinin de artmasını istiyorum.

Siz de bu ürün sayesinde çocuğunuza matematiği kolayca sevdirebilir, derslerine olan katkısını gözlemleyebilirsiniz.

Sipariş etmek istiyorsanız 0 532 254 35 88 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

KOZALAK NASIL KULLANILIR?

Oyun öğrenmenin en güzel yoludur. Analitik algıyı, stratejik düşünmeyi, problem çözme yeteneğini geliştirir. Eğlendiren Kozalak ve Sihirli matematik oyunlarını eğlenerek oynamak için hadi harekete geçin!


Kozalak Matematiksel Dört İşlem Zeka İksiri, dört ayrı bölümden oluşmaktadır. Bölümlerin her biri kendi içerisinde 8 Kozalak yaprağı şeklindedir. Kozalak yaprakları her birinin üzerlerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 sayıları ile usavurabilip işlem yapılıp yaptığımız matematiksel işleme göre sonuç elde edilmektedir.

Kozalak ile matematik işlemi yapılırken kullanılan Toplama, Çıkarma, Çarpma ve Bölme işlemlerini pratik olarak zihnimizden yapmamızı bağımsız düşünebilmemizi ve Kozalak üzerinde göstermemizi sağlar.

Toplama İşlemi

5 + 2 = ? 5 ile 2’yi toplarsak sonuç kaç olur?

Kozalak içindeki 5 ile toplama işlemi yapabilmek için üzerinde 5+ olan Kozalak yaprağını açarız. Daha sonra makaralı ipi elimize alırız, 5 + 2 sorulduğu için ipi çekerek önce 2’den geçirir, sonra 7’ye çekeriz. 5 ile 2’nin toplamı 7’dir.

Çıkarma İşlemi

6 – 3 = ? 6’dan 3 çıkartırsak kaç kalır?

Kozalak içinde 3 ile çıkarma işlemi yapabilmek için üzerinde -3 olan Kozalak yaprağını açarız. Daha sonra makaralı ipi elimize alırız, 6 - 3 sorulduğu için ipi çekerek önce 6’dan geçirir, sonra 3’e çekeriz. 6’dan 3 çıkarıldığında sonuç 3’tür.

Çarpma İşlemi

2 x 5 = ? 2 ile 5 çarpılırsa sonuç kaç olur?

Kozalak içinde 2 ile çarpma işlemi yapabilmek için üzerinde 2x olan Kozalak yaprağını açarız. Daha sonra makaralı ipi elimize alırız, 2 x 5 sorulduğu için ipi çekerek önce 5’e geçirir, sonra 10’a çekeriz. 2 ile 5 çarpıldığı için sonuç 10’dur.

Bölme İşlemi

24 ÷ 4 = ? 24’ün içinde 4 kaç defa var?

Kozalak içinde :4 ile bölme işlemi (÷) yapabilmek için üzerinde :4 olan Kozalak yaprağını açarız. Daha sonra makaralı ipi elimize alırız, 24 ÷ 4 sorulduğu için ipi çekerek önce 24’e geçirir, sonra 6’ya çekeriz. 24’ün içinde kaç tane 4 olduğu sorulduğu için sonuç 6’dır.

Sipariş etmek istiyorsanız 0 532 254 35 88 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.


Kozalak Dört İşlem

KOZALAK'IN FAYDALARI NELERDİR?

Matematiksel Dört İşlem Zeka İksiri Kozalak, çocuğunuzun hem sosyal yaşantısına hem de öğrenim hayatına çok değerli katkılar sunuyor.

Matematik sadece bir ders değildir. Hayatın her alanında ihtiyacımız olan, düşünce yapımızdan hayata bakış açımıza kadar pek çok alanı etkiler. Matematiğin temeli olan dört işlem ise pek çok alanda faydalandığımız bir araç.

Dört işlemi çocuğunuza eğlenerek kolayca öğreten Kozalak, oyun özelliği sayesinde çocuğunuza önemli katkılar sunuyor.

Kozalak ürününün faydaları
  • Dört işlemi eğlenerek öğretmek.
  • Kozalak sayesinde çocuklar, matematiğin ilk başlangıç evresi dört işlemi kolayca ve eğlenerek öğrenirler. 
  • Elektronik bir ürün olmadığı için çocuğunuzun el becerisi gelişir. Böylelikle çocuğunuzun bilişsel yetenekleri hızla gelişir. 
  • Evrensel bir dil olan matematiğin alfabesi niteliğindeki dört işlemi öğrenince dünya çocuklarıyla aynı dili konuşur. 
  • Mantıklı düşünme yeteneğinin gelişmesine katkı sağlar. Böylelikle karşılaşacağı sorunları muhakeme yeteneğinin gelişmesi nedeniyle kolayca çözer. 
  • Beynin düşünme, hafıza ve dil bölümlerini etkileyip gelişmesine katkıda bulunur. 
  • Yeni bilgileri öğrenmek veya daha önce öğrenilmiş olan bilgiyi hatırlama becerisini geliştirir.
  • Planlama, organizasyon, dikkati odaklama, görünümün altında kalanı kavrama gibi işlev ve etkinliklerin yapılmasını geliştirir.
Siz de bu ürünü çocuğunuza hediye edin, onun hayatında bir fark yaratın.

Sipariş etmek istiyorsanız 0 532 254 35 88 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

ANNE VE BABALAR KOZALAK'I NEDEN TERCİH ETMELİ?

Kozalak Dört İşlem Zeka İksiri, 7-12 yaş grubu çocuklarımız için hazırlanmıştır. Çocuğunuzun dört işlem ile ilgili problemleri kendinden emin bir şekilde çözmeyi öğrenmesine yardım eder. 

Sayı sayma ve sayılarla dört işlem becerisi kazanmak neden bu kadar önemli? Araştırmalar gösteriyor ki çocuklar sayı saymayı, sayıları farklı şekillerde göstermeyi ve sayılarla dört işlem yapmayı öğrendikçe farklı işlemler ile ilgili problemleri çözmede özgüven kazanırlar ve daha stratejik düşünme becerisini geliştirirler.

Eğitim materyali olan Matematiksel dört işlem aracı Kozalak, 7-12 yaşları arasındaki çocuklara oyun oynarken eğlendirerek öğretmek maksadı ile tasarlanmıştır.

Kozalak, çocuklarımızı, matematik derslerinde öğrendikleri dört işlem becerilerini diğer tüm branş derslerinde de kullanılabilir konuma getirmekte ve de yaşam boyu hayatlarında kullanma becerileri sağlamaktadır.

Benim çocuğum neden çabuk kavramıyor diye endişeye kapılmayın, unutmayın ki her çocuğun ayrı özelliği vardır… Çocuğunuzun bireysel gelişim özelliğini lütfen gözden geçirin.

Her çocuk duygularını geliştirmek ve duygularını tanımak yoluyla meraklarını gidermek ihtiyacındadır. Kozalak Zeka İksiri'ni öğrenen öğrenci kendini ve yakın çevresini daha iyi öğrenip kavrayacaktır. Öğrendikleriyle yeni kavramlar ile kendilerine ve çevrelerine karşı güven duyguları gelişecektir. Diğer derslerde ve çeşitli alanlardaki başarısının temeli oluşur. Çocuklarımızın araştırma yapma isteği artacak, yaratıcılığı ve düş gücü artacaktır.

Çocuklar bir arada aynı sınıfta ders dinliyorlar da bizim çocuk neden kırık getiriyor ki? Her hâlde doğru dürüst, can kulağıyla derslerini dinlemiyordur, ya da verilen ödevleri tam tamına yapmıyordur?

Öğrenme bireyseldir. Bir öğrencinin yeni öğretilen konuyu iyi öğrenebilmesi için, öğrenme işine etkin olarak katılması, kendisine sunulan uyarıcıları seçmesi, bunları kendisi için anlamlı hâle getirmesi ve kendi beyin harmanında harmanlayıp uygun tepki üretmesi gerekir ki, öğrenebilsin. Öğrenci anlatılanları iyi öğrenebilmesi için, duyu organlarını iyi kullanması, öğretenin de öğrenenin duyularını iyi hareket ettirmesi gerekir ki öğrenme gerçekleşsin.

Bir Kızılderili atasözü: "Bana söylersen unuturum, gösterirsen yarısını unuturum, yaptırırsan hiç unutmam."

İşte Kozalak çocuğunuzun odaklanmasını, duyularının gelişmesini ve anlatılanı kolayla anlamasına yardımcı olan bir oyun, eğlence ve bilgilendirme aracıdır.

Sipariş etmek istiyorsanız 0 532 254 35 88 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

ÇOCUĞA MATEMATİĞİ NASIL SEVDİRİRİZ?

Matematik öğretiminin amacı, insan aklının ciddi bir biçimde kullanımını öğretip, insanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmek ve mantıklı düşünme yolunu öğretmektir.

Çevremizde okul deneyimi olan öğrenci veliler ve meslektaşlarımız, kendi tecrübelerine dayanarak öğrencilerine matematiğin zor ve çekinilmesi gereken bir ders olduğunu söyleyip, motive etmeye çalışırlarken istemeyerek de olsa çocuğun matematikten korkmasına neden oluyorlar.

Yanlış motive edilmenin etkisi altındaki öğrenci, öğretmenine karşı ön yargılı davranış yanlışlığı, öğretmeni ile iletişiminde kopukluğa sebep -matematik dersinden başarısız olacağım- korkunun en önemli sebeplerinden birini oluşturuyor. Yaşadığı olumsuzluklar nedeni ile öğrenci, kendini başarısız görüyor veya bu konuda yeteneğinin olmadığına inanmaya başlıyor.

Eğer çocuğa matematiğin temelleri doğru verilmezse, çocuğunuzda kesinlikle matematiğe karşı bir ön yargısı oluşacak, beraberinde ise ister istemez çok zor ders, yapamıyorum, olmayacak gibi düşüncelere sürüklenecektir.

Her yaşın anlama kapasitesi farklı
Her yaşta insan zihninin anlama kapasitesi farklıdır. Örneğin, 6 yaşındaki bir çocuk, sıralama ve sayı uygunluğunu kavrayamaz. Mantıksal olarak sadece tek yönlü olarak düşünür. Çocuklar sayı saymaya 6 yaşında başlar, kütleyi 7 yaşında ve ağırlığı da 9 yaşında algılar. Yani, çocuk, kavramları ve nedenleri ayrı evrelerde ve farklı olarak anlar ve değerlendirir. İşte bütün yanlışlığı burada yapıyoruz. Yaşı büyük olan bir çocuk, yaşı daha küçük olan bir çocuktan sadece daha iyi bilmek, anlamakla kalmıyor, ondan daha farklı düşünebiliyor.

Bilinmesi gereken en önemli konu çocuğun, kavramları ve nedenleri ayrı evrelerde ve farklı olarak algıladığı ve değerlendirdiğidir. Aynı zamanda, yaşantı zenginliği de zihin gelişimini etkilemektedir. Matematik dersinde çocukların başarısız olmalarının asıl sebebi, yukarıda da bahsetmeye çalıştığım gibi Matematiği çocuklarımıza en az 9 yaşına kadar somut öğretimde bulunmak yerine soyut bir şekilde yapmamızdan kaynaklanmaktadır.

Matematik öğreniminde somut materyal ve oyunlardan faydalanılmalı
Eğer çocuğumuz, soyut işlemleri kavramakta güçlük çekiyor ise matematik, fen gibi derslerde somut materyallerden faydalanılması gerekir. Çizerek, yazarak ve kolaydan zora bir yol izlenmeli, ders çalışırken yumuşak bir ses tonu kullanılmalı, başaramadığı konular veya işlerin nedenleri araştırılmalı.

Dikkatini toplamak ve belli bir süre devam ettirmek konusunda güçlüğü olan çocuğun dikkat süresini ve yoğunluğunu geliştirmek için sosyal derslerde örneğin, Türkçe gibi derslerde konuyu size de yüksek sesle okumasını ve anlatmasını isteyebilirsiniz.

Hiç unutmayalım ki; öğrenme en güzel oyunla olur. Bizlere düşen görev, çocukların matematiksel işlemleri oyun oynayarak öğrenmelerini sağlamaktır. Oyun, öğrenmeyi eğlenceli hâle getirir ve kalıcı olur. Bunun içinde öğrenmeyi eğlenceli hale getiren ders araç gereçlerinden, örneğin 4 işlem aracı Kozalak gibi materyallerden de faydalanmak gerekir. Çocuğa inanın ve güvenin. Ondan iyi şeyler beklerseniz, iyi şeyler görürsünüz.

Emekli Öğretmen Fuat Baş

EĞİTİMCİ NASIL OLMALI?


Ana kucağında çocuğunun eğitimini başlatan aile, eğitimlerine göre iyi veya kötü bilgilerle çocuğunu anaokulunda öğretmenlerin kucağına verir. İlk zamanlar anne-babasını idol edinen çocuk, yeni bir insanla karşı karşıyadır artık. Eğer kişisel gelişimini tamamlamayıp olgunlaşmamış; çocuk sevgisiyle dolu bir öğretmenin değil, mesleğini sadece para için yapan birinin eline düşmüşse vah minicik yavrumuzun haline.

Emekli öğretmen Fuat Baş

Işıl ışıl parlayan gözleriyle öğretmeninin gözünün içine bakan çocuğumuz, sebepli veya sebepsiz bir şekilde hatalar arayan, kendisini yanlışlarından dolayı dışlayan ve onu hor gören bir öğretmenin elinde ya özgüvenini yitirir ya da isyankâr olarak büyümeye başlar. Hayata ve bütün insanlara kin besler ya da onların yanında hep ezik duruş sergiler. Ahlaki edepten, yumuşak huyluluktan ve adaletten uzak öğretmeni yüzünden kişiliksiz bir birey olmaya aday bir çocuk olarak, ilkokul, ortaokul ve lise derken eğer gidebilirse üniversiteden sonra hayatın tam ortasına atılıverir.

Hâlbuki insan insanın aynasıdır. Kendisine nasıl davranılırsa öyle karşılık alacağını bilmeyen dar görüşlü, bağnaz öğretmenler olduğu müddetçe bu toplum asla düzelemez. İnsan sevgisinden; “Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü,” veciz sözünü kendine rehber etmeyen öğretmenler toplumu olumsuz anlamda derinden etkiler.

Çocuklarımız, insanların manevi olgunluklarıyla birlikte geleneklerimiz yozlaştırılmadan, öğrencinin zekâ seviyesi, manevi değerleri, doğruluk ve dürüstlük gibi kavramlar geri plana itilmeden eğitilmelidir.

Bugün gelinen nokta ise içler acısı. Üst paragrafta tarif etmeye çalıştığım öğretmenlerin elinde yoğrulup okuduğu okuldan mezun olup, belli mevkilere gelenlere baktığımızda ne görüyoruz; ahlaki yozlaşmanın en uç noktasındalar. Kimse, evladım adaletli ol, asla yalan söyleme, kimseyi küçük görme ve küçük düşürme dememiş. Gelinen noktanın ne kadar elim bir durum olduğunu görmeyecek kadar gözlerimize perde çekilmiş…

Toplumun düzelmesi için önce öğretmenlerden başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Nasıl mı?

  • Öğrencisi ile arasında özel bir bağ kurabilecek adaylar tercih edilmeli ki öğretme ve öğrenme süreci etkili olabilsin.
  • Alan bilgisi, genel kültür ve öğretmenlik meslek bilgisi yeter düzeyde olmalı ki, öğrencilerinin tutum ve davranışlarını iyi analiz edebilsin. Ona göre de kendisi tutum ve davranış geliştirmeyi becerebilecek, sevgi, saygılı dolu, öğrenciler arasındaki bireysel ayrılıkları analiz edebilen bir öğretmen olabilsin.
  • Öğrenci ailesinin bilinç düzeyine göre, gayet normal kabul edilen davranışlarını, (şiddet, ceza, vb) aileye hissettirmeden, onlarda bir bilinç oluşturarak kendi yanlışlarını fark etmelerini sağlayabilsin.
Başarılı öğretmenlerin elinde yetişen çocuklarımız, diğer ülkelerdeki yaşıtları ile rekabet edebilecek düzeyde olmalı ki, yarınlarımız daha güzel olabilsin…

DÖRT İŞLEMİ OYUN OYNAYARAK ÖĞRETEN KOZALAK

kozalak zeka oyuncağı


Türkiye’nin PISA yarışmalarındaki başarısızlığıyla mücadele etmek için, sosyal bir proje çerçevesinde ben de, eğitimde matematik öğretimine yeni bir bakış açısı getirmek için, 7-12 yaş arası çocukların matematiksel 4 işlemi oyun oynayıp, eğlenerek öğrenmelerini sağlayan bir ders aracı icat ettim.

Biliyorsunuz, OECD ülkeleri arasında yapılan PISA yarışmalarında, Türkiye matematik dalında sondan 2. konumdadır. Hâlbuki matematik öğretiminin amacı, insan aklının ciddi bir biçimde kullanımını öğretmek ve insanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmektir.

Matematiksel 4 işlem ders aracı Kozalak nasıl bir alet?
7-12 yaş arası çocukların matematiksel 4 işlemi oyun oynayarak öğrenmelerini sağlar ve öğrenmeyi eğlenceli hâle getirir. Çünkü biliyorsunuz ki oyun, öğrenmenin en güzel yoludur. Bu alet ile çocuklar, 4 işlemle ilgili problemleri kendinden emin bir şekilde birbirleriyle paylaşarak, konuşarak çözmeyi öğrenmektedir. Kozalak üzerindeki ipi eliyle kullanarak matematik işlemi yapılırken, beyin farklı çalışmaya zorlandığı için bu da kişinin otokontrolünü arttırır.

Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinin pratik olarak zihinden yapılmasını, bağımsız düşünülmesini ve Kozalak üzerinde gösterilmesini sağlar. Oyun oynayıp eğlenerek daha kalıcı öğrenme sağlayan bu ders aracı ile çalışan öğrenci, beyninin hem sol hem de sağ lobunu çalıştırmakta, onun için bu alet, analitik algıyı, stratejik düşünmeyi, problem çözme yeteneğini, sezgisel ve yaratıcı düşünme becerisini geliştirmekte, kısacası kişinin beynini hissetmesini sağlamaktadır.

Ayrıntılı bilgi edinmek isteyen için müacaat: http://www.kozalakmatematik.com/

Fuat Baş / Okul Müdürlüğünden Emekli Matematik Öğretmeni

İnsan ve Kainat adlı sitede yayımlanmıştır. 

ÇOCUKLAR EĞLENEREK ÖĞRENSİN



Okullarımız, 1900′lü yılların başlarında yarar sağlayan eski moda yöntemlerle eğitim vermektedir. Bu eğitim öğretim teknikleri ile çağı yakalama şansımız yok. Çünkü çağımızın gereksinimleri ile eğitimde vermeye çalıştıklarımız aynı değil. Bizim 21. yüzyıla uyan bir şeylere ihtiyacımız var. Dünya genelinde genç kuşaklar X, Y, Z kuşakları olarak adlandırılıyor. Son kuşak olan Z kuşağı (2000 yılından sonra doğanlar) günümüz çocukları, teknolojinin içine doğuyor ve genç insanlar oldukça gelişmiş bilgisayarlar kullanıyorlar.

Çocuklarımız yaşıtlarıyla rekabet edebilmelerinin yolu bu çağın gereği olan eğitim sistemini okullarımıza getirmemiz ve ona göre eğitim vermemiz gerekir. Geleceğimiz bizlerin ellerinde şekillenecek olan çocuklarımızla oluşacaktır. İşte bu nedenledir ki, sağlıklı bir neslin yetişmesinde de hepimize büyük sorumluluk düşmektedir. Dünyadaki en mutlu ve başarılı insanlar aileleri tarafından ilgiyle, sevgiyle ve özenle eğitilen insanlardır. Çocuklarımızın ilköğretimde aldığı özgüvenli, sosyal ve zihinsel becerileri gelişmiş bir evlat olarak bizlere geri dönecektir.

İlkokul 1. sınıf çocukların okul hayatında çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde çocukların aldığı yaraların kapanması oldukça zordur. Bu dönemde, eğer çocuk yetersizlik duygusunu yaşarsa kendini yetersiz, başarısız hissedecek ve bu yanlış algı ile okul hayatında başarısız bir şekilde ilerleyecektir.

Dünyamız, yeni bir çağa girdi. Bilim, iletişim çağı. Yaptığı iş her ne ise ondan keyif alacak ideal bir kuşak geliyor. Kimseyi memnun etmek, şirin gözükmek gibi bir toplumsal onay dertleri olmadığı için karar mekanizmasında tamamen içsel kaynaklarını kullanabilecek bir kuşak.

Bu çağın çocukları, tamamen dijital bir ortamda büyüyorlar. Ellerinde akıllı telefon, ipad ve dizüstü bilgisayarlar vb. ürünler var; olmazsa olmazları, teknoloji. Aynı anda pek çok alanla ilgilenebiliyorlar, diğer tüm kuşaklardan farklı olan bu gençler için strateji belirlemeye başlamamız gerekiyor. Standart çevre ve meslekler onlar için pek önemli değil. Sabırsız olduklarından uzun süren işler ve meşakkatli çalışmalardan hoşlanmıyorlar. Kurallar ve katı uygulamalar onların anlayamayacakları ve uyum sağlayamayacakları şeyler.

Bu kuşak genel olarak; bireysel, özgüvenleri yüksek, bağımsızlıklarına düşkün, analitik düşünme düzeyleri yüksek, içe dönük, ne istediklerini bilen, hayatta her şeyin mümkün olduğuna inanıyorlar. Karşılaştıkları sorunların çok hızlı çözüleceğini düşünen, bekleyen bir nesli olduklarından iş hayatında ciddi sorunlarla karşı karşıya olabileceklerdir. Bireysel ve içe dönük yapıları nedeniyle kişiselleşmiş iş ortamları arayacaklar ve tercih edecekler. Daha eğitimli ve hızlı olduklarından diğer kuşaklara göre önemli fark yaratacaklar. Bireysel yetiştikleri için duygu yönetimi konusunda yetkin olmadıklarından karşılaştıkları sorun ya da kriz karşısında hemen vazgeçebilecekleri düşünülmekte. Bugünkü eğitim politikalarının yetersiz kalacağı, özellikle yetenek yönetimi için yepyeni stratejiye ihtiyaç duyulacağı bir kuşak. İşte bu kuşaktaki, çocuklarımızı çok iyi eğitip, çağın gereğini yapıp yakalamalıyız.

Fuat BAŞ

Matematik Öğretmeni

(egitimheryerde.net)

BU İCAT ÇOCUKLARI DAHİ YAPACAK

Fuat Baş
Eğitimde yeni icat: Matamatiksel 4 işlem ders aracı: Kozalak
OECD ülkeleri arasında yapılan PISA yarışmalarında, Türkiye matematik dalında sondan 2. konumdadır. Hâlbuki matematik öğretiminin amacı, insan aklının ciddi bir biçimde kullanımını öğretip, insanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmek ve mantıklı düşünme yolunu öğretmektir.
Türkiye’nin PISA yarışmalarındaki başarısızlığıyla mücadele etmek için, bütün olanaksızlıklara rağmen amacımıza ulaşma arzusuyla mücadele edecek ruha sahip olup, kararlı bir şekilde yılmadan çalışmamız gerekiyor. Sosyal bir proje çerçevesinde ben, eğitimde matematik öğretimine yeni bir bakış açısı getirmek için, 7-12 yaş arası çocukların matematiksel 4 işlemi oyun oynayıp, eğlenerek öğrenmelerini sağlayan bir ders aracı icat ettim.

Matematiksel 4 işlem ders aracı KOZALAK nasıl bir alet?

7-12 yaş arası çocukların matematiksel 4 işlemi oyun oynayarak öğrenmelerini sağlar ve öğrenmeyi eğlenceli hâle getirir. Çünkü biliyorsunuz ki oyun, öğrenmenin en güzel yoludur.
Bu alet ile çocuklar, 4 işlemle ilgili problemleri kendinden emin bir şekilde birbirleriyle paylaşarak, konuşarak çözmeyi öğrenmektedir. Kozalak üzerindeki ipi eliyle kullanarak matematik işlemi yapılırken, beyin farklı çalışmaya zorlandığı için bu da kişinin otokontrolünü arttırır. Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinin pratik olarak zihinden yapılmasını, bağımsız düşünülmesini ve Kozalak üzerinde gösterilmesini sağlar.

Oyun oynayıp eğlenerek daha kalıcı öğrenme sağlayan bu ders aracı ile çalışan öğrenci, beyninin hem sol hem de sağ lobunu çalıştırmakta, onun için bu alet, analitik algıyı, stratejik düşünmeyi, problem çözme yeteneğini, sezgisel ve yaratıcı düşünme becerisini geliştirmektedir.
Ders aracı üzerinde işlem yapan öğrenci, ip ile yaptığı işlemlerin bitiminde aracın arka kısmındaki cevap anahtarında, ip ile örtüşmenin sağlandığını görüp yaptığı işlemlerin doğru olduğu kanaatine varınca başarmanın hazzını yaşamaktadır.

Fuat Baş Kimdir?
1957 Bayburt doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimini Bayburt’ta tamamladım. 1979’da Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Matematik Bölümü’nde lisans eğitimi aldım. Öğretmen ve idareci olarak yaklaşık 30 yıl eğitim dünyasına hizmet verdim. 2007 yılında Üsküdar Deniz-İş İlköğretim Okulu müdürü iken emekliye ayrıldım.

Eğitim ile ilgili projelerim
Üsküdar Avni Başman İlköğretim Okulu müdürü olarak görev yaparken okuldaki haritaların verimli kullanılması için BAŞÇA adında bir ürün geliştirdim. Başça’nın faydalı model ürün patentini aldım. Okuldaki uygulama sonucunda çocuklar haritaları daha temiz, yırtılmadan kullanmaya başladılar. Uyguladığım bu proje ile ilgili Sabah Gazetesi'nde "Elinize sağlık Fuat öğretmen", başlıklı haber çıktı.

Fatih Projesi'nin ilk prototipi

Üsküdar Avni Başman İlköğretim Okulu’nda müdür olarak görev yaparken günümüzde Fatih Projesi olarak bilinen projenin ilk örneğini gerçekleştirdim. Bu projede çocuklar bilgisayar üzerinden eğitim yapıyorlardı ve ödevlerini uyguladığımız etüd saatlerinde yapıyorlardı. Bu sayede eve çantalarını götürmüyorlar çantalar okulda kalıyor ve 10 – 15 kiloluk çantaları taşımıyorlardı. Bu sayede ağır taşıma ile ortaya çıkan aksaklıklar olmuyordu.

Dershaneye ihtiyaç olmayan bir okul projesi!

1996 yılında Halk Lisesi adında okullarda daha kaliteli eğitim nasıl yapılır üzerine proje hazırladım. Bu projeyi TÜBİTAK’a sundum ve projeyi 10 yıl boyunca Üsküdar Avni Başman İlköğretim Okulu’nda uyguladım.

Bu proje öğrencilerin sınava yönelik çalışmalarını okulda tamamlamak ve dershaneye ihtiyaç duymadan sınavda başarılı olmasını hedefledi. Ders haricinde hafta içi saat 15.00 – 17.00 arası, hafta sonu 09.00 – 15.00 arası sınava yönelik etüd çalışmaları yaptık.

Sonuç olarak çocuklar İstanbul genelinde yapılan sınavlarda derece kazandılar. Bu çalışmalar bakanlığın dikkatini çekti, projenin uygulama raporunu istediler ve bu raporu sundum. Bu sayede dershanelerin ihtiyaç olmadığını, sınava hazırlık çalışmasının okul bünyesinde yapılacağını kanıtladım.

Bu proje ile ilgili Hürriyet Gazetesi'nde "Ayda 20 milyona kaliteli eğitim" başlıklı bir haber yayımlandı. Bu habere istinaden Radikal Gazetesi Yazarı Hakkı Devrim "Çocuklar için dürüstlük" başlıklı bir yazı yazdı.

Fikirler, tohum gibidir. Her tohum her yerde yeşermez. Gül fidanı, zamanı ve yaşam şartları yerine gelmeden olgunlaşıp açmaz ve yeni tomurcuk vermez. Zaman ve zemini oluşunca da bir an için yeşermek ve tomurcuk vermek içinde beklemez. Yeşeren tohum önce filiz verir, fidan olur ağaç olur, çiçek açar meyve verir. Fikirlerde aynen tohum gibidir, yerini ve zemin müsaitse hemen yeşerir.

Tohum toprakla buluşmadan ölmez. Eğer tohum toprağa düşüp ölmezse yalnız kalır. Toprakla buluşan tohum ölür ama gerekli ortamda yeniden doğar çoğalır.

Bu haber netgaste.com da yayınlanmıştır.

ERDEMLİ NESİLLER YETİŞTİREBİLDİK Mİ?


Günümüzde ahlaki çöküntü hız kazandı. Bu durum, insanların yüreğinde manevi huzursuzluğa sebebiyet veriyor. Ahlaki erozyonun getirdiği çöküntüden kendini ve aileni kurtarmak yetmez, çevreyi ve topluma da kurtarmak gerekir. Çünkü bu toplumda hep birlikte yaşıyoruz.

Akıllara durgunluk verecek boyutlara ulaşan yüz kızartan suçlar, tüm toplumu huzursuz ediyor. Bu durumda hiç kimse ‘bana ne’ diyemiyor! “Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır,” atasözününden ders çıkarmamız gerekir. Eğer manevi çöküntü toplumu sarmışsa, “toplumsal felaketi” beklemek kaçınılmaz olacaktır. Ahlaksızlığın yaygınlaşmasından korkup, akla ve hayale gelmeyen tedirginlik duymak da çok normaldir.

Ülkemizde milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren bireyler olarak ülkemize ve insanlığa karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren fertler yetiştirmek mecburiyetindeyiz.

Yeni bir eğitim yılına daha başladığımız şu günlerde, çocuğunun okuduğu kitap içeriklerini merak edip inceleyen oldu mu? Müfredatın ağırlığı çocuklarımızın yükünü artırdığına dikkat ettiniz mi?

Bana göre şöyle olmalı; milletimizin erdemli değerleri yok edilmemeli. İdealimiz erdemli insanlar yetiştirmek olmalı. Vereceğimiz eğitimle yetiştireceğimiz nesilleri ahlak çöküntüsünden uzak tutmayı hedeflemeliyiz. Günümüzdeki ahlak çöküntüsünün bariz örneği “En yakın dostunu, arkadaşını, yakınını, memleketini, milletini, aldat dolandır, köşe dön, altta kalanın canı çıksın,” zihniyetidir. Bu düşünce bugüne kadar verilen yanlış eğitimin neticesidir. Mustafa Kemal Atatürk ne diyordu tekrar hatırlayalım; “Muallimler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” İşte eser ortada, her gün kap kaç. Bu tip ahlaki çöküntüler ancak iyi bir eğitimle ortadan kaldırılabilir.

KOZALAK ÖĞRETMENİM DERGİSİNDE


Kozalak mucidi Fuat Baş, Öğretmenim dergisine röportaj verdi. Bu keyifli röportajı aşağdaki linkten okuyabilirsiniz.



BAYBURTLU ÖĞRETMENDEN BİR BAŞARI HİKAYESİ DAHA

İstanbul Üsküdar Avni Başman İlk öğretim müdürü Bayburtlu hemşerimiz Fuat Baş'in başarıları saymakla bitmiyor.

Bayburt Gündem gazetesi

Matematiğin 4 İşlemi; Kozalaktan Oyuncak Oldu.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında yapılan PISA (Programme for International Student Assessment-Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) yarışmalarında Türkiye’nin matematik dalında sondan 2. Konumda olduğu belirtiliyor.

Bayburtgündem: Matematik öğretiminin amacı, insan aklının ciddi bir biçimde kullanımını öğretmek ve insanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmek.

Türkiye’nin PISA yarışlarındaki başarısızlığıyla mücadele etmek için, sosyal bir proje çerçevesinde, eğitimde matematik öğretimine yeni bir bakış açısı getirmek için, 7-12 yaş arası çocukların matematiksel 4 işlemi oyun oynayıp, eğlenerek öğrenmelerini sağlayan bir ders aracı icat edildi.


Matematiksel 4 işlem ders aracı: Kozalak
Kozalak, 7-12 yaş arası çocukların matematiksel 4 işlemi oyun oynayarak öğrenmelerini sağlıyor ve öğrenmeyi eğlenceli hale getiriyor. “Oyun öğrenmenin en güzel yoludur” söyleminden hareketle, bu alet ile çocuklar, 4 işlemle ilgili problemleri kendinden emin bir şekilde birbirleriyle paylaşarak, konuşarak çözmeyi öğreniyorlar.
Kozalak üzerinden, matematik işlemi yapılırken kullanılan toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerini pratik olarak zihinden yapılmasını, bağımsız düşünülmesini ve gösterilmesini sağlıyor. Oyun oynayıp eğlenerek daha kalıcı öğrenme sağlayan bu ders aracı ile çalışan öğrenci, beyninin hem sol hem de sağ lobunu çalıştırıyor. Onun için bu alet, analitik algıyı, stratejik düşünmeyi, problem çözme yeteneğini, sezgisel ve yaratıcı düşünme becerisini geliştiriyor. Kısacası kişinin beynini hissetmesini sağlıyor.

Fuat Baş, ‘Başca’ adını verdiği ders aracı için Türk Patent Enstitüsü’nden patent de aldı.
Üsküdar Avni Başman İlköğretim Okulu Müdürü Fuat Baş, fen ve sosyal bilgiler derslerinde kullanılmak üzere yeni bir ders aracı icat etti. Fuat Baş, ‘Başca’ adını verdiği ders aracı için Türk Patent Enstitüsü’nden patent de aldı.

Ders aracında ilköğretim okulu birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar fen ve sosyal bilgiler dersinde kullanılan harita ve şemaların tamamı yer alıyor. Okulun her sınıfına icat ettiği ders aracını yerleştiren Fuat Baş, “Okulda genelde haritalar yırtılır, kaybolur veya öğretmen sınıfa girdiği zaman harita getirmesi götürmesi problem olur. Yaptığımız ders aracı bu problemi ortadan kaldırdı.” dedi. Pencerelerdeki panjurların açılıp kapanmasından esinlenerek böyle bir düzenek oluşturduğunu anlatan Okul Müdürü Fuat Baş, “Ders aracına 60’a kadar harita, şekil veya şema yerleştirebiliyorsunuz. Araçtaki makara sistemiyle dersin akışına göre harita veya şemaların yönlerini değiştirebiliyorsunuz.” şeklinde konuştu. Ders aracının tanesini ortalama bugünün rakamları ile 1 milyar liraya mal ettiğini ifade eden Fuat Baş, “İmkanlarımız olsaydı, bu sistemi uzaktan kumandalı ve otomatik olarak da yapabilirdik.” diye konuştu.Gazetemizde köşe yazıları yazan hemşerimiz Fuat Baş'a çalışmalarında başarılar diliyoruz.





HADİ, SİPARİŞ VER

BİZE ULAŞIN